İstanbul Geceleri

LARP Topluluğu/LARP Society

Tag: İstanbul

Season 3 : Alakabul – Iteration

From the pages of Book of Malfeasance:

“In the beginning was the Word, and the Word was One Above, it has been said. Well, who said the Word in the first place then? Despite our great age and wisdom, why can’t we know this?” asked Gregorius to the court, then turned the key on the wondrous coil-up gadget in his hand three times. When he raised his hand, the gadget took wing and started to fly around the court while singing like a real nightingale it was formed to look like. Even the most jaded ones in the court were affected by his wonders, with which he gave life to the unliving… This nightingale was not an exception. Escorted with the polite, perhaps somewhat envious but definitely sincere clapping, the nightingale landed in front of Michael’s Window, and continued singing until the key on its back stopped turning. Gregorius bowed his head, and continued speaking: “If there is any miracle, it does not lie with me, reverent eldest brethren. I am a simple reader of the Book of Lokman….

Read More

Vampirleri Neden Seviyoruz?

Ademoğlunun uzun ve kanlı tarihi boyunca en çok korktuğu şey nedir?

Babil kahramanı Gılgamış daha dört bin sene önce bu sorunun cevabını vermişti.

“Sen artık karanlıklar içindesin ve beni duyamaz oldun. Ben de öldüğümde Enkidu gibi olmayacak mıyım? Yüreğim umutsuzluk içinde. Ölümden korkuyorum.”

Vampirler hikaye anlatıcılığında cinsellik metaforu olarak görülmeye başlamadan çok uzun zaman önce ninelerimizin bizi korkutmak için anlattıkları masallardan ibarettiler – genç kızlara, doğum yapmış kadınlara, sevgililerine, çocuklarına ve hatta ahırdaki hayvanlara musallat olan, varlıklarını insanlara acı çektirerek sürdüren, oldukça zavallı ve ölümden daha kötü bir kaderi paylaşan mezar kaçkınları. Ürkütücü olmadıkları zamanlarda komedi unsuruydular.

Basit cinayetler işlemekten çok daha büyük kötülükler peşinde olan ama bir yandan da insanüstü çekiciliğe sahip, insanların dibi düşmeden yanına yaklaşamadığı vampirlerimizle ise Bram Stoker’ın Dracula’sından hemen önce tanıştık. Ahlaki değerlerin üstünde, asla olamayacağımız kadar özgür, kendini beğenmiş ve başkalarının yaşamını çalarak ölümsüzlüğünü sürdüren bu üst insanların yalnızlığında, sonsuz yaşamında hemen kendimize göre bir trajedi bulmuş olacağız ki, 19. yüzyıl tiyatro eleştirmenlerinin en çok şikayet ettiği meselelerden biri tiyatro sahnelerinde bir tane bile vampir içermeyen oyun olmamasıydı.

Read More

Düğün

Cemiyetten son havadisler…

giovanni_2

Uyanış

  “Tarih tekerrürden ibarettir”

Anonim –

“Geçmişten adam hisse kaparmış… ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?

Tarih’i tekerrür diye ta’rif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Mehmet Akif ERSOY – SAFAHAT

Gecenin çökmesi her zaman bir keyif ile karşılanırdı Şafak Sultan tarafından. Bir kere daha gözlerini açıp, ihtiyacı olmadığı halde ciğerlerini, köhne ahşabın parlak cilasının bile gizleyemediği çürümüş kokusu ile doldurmanın verdiği keyifti bu, ölümsüzlüğün keyfiydi. Kaba ve kalın parmakları ile bölmenin kapağını yana ittirirken, teninin doğal karanlığını gizlemesi ve görenlerin aklını bulandırarak şahsını sadece kendisinin dilediği gibi görmeleri için çürümüş kalbini bir kez attırdı.

“Açlık…” Uzun zamandır hissetmediği kadar güçlü bir açlığın, yavaşça aklının ve kalbinin çevresine, ipeksi bir dokunuşla dolanmaya başladığını hissedince bir an için duraksadı. Hemen ardından, ölümlü günlerindeki yuvasını hatırlatan sert yatağından kalkıp, karşısında ayakta durmakta olan hizmetliye gözlerini dikti.

Read More

Powered by WordPress & Theme by Anders Norén